
Yugoslavya - Karlovac- Dubovac /Agustos 1975
Muhtemelen Osmanli`dan kalma tarihi bir binayi cok guzel bir restoran-bar yapmislar. Bir yaz aksami, henuz hava kararmamis, yemyesil agaclarin icinden annem, babam, kizkardesim, teyzem, enistem, kuzenler ve kim olduklarini hatirliyamadigim birileri daha buram buram tarih kokan tas binaya yuruyoruz. Ici cok etkilemiyor, beyaz ortulu uzun bir masada gulusmeler, konusmalar, catal bicak, muzik sesleri icinde yemek yendigini, uzun surdugunu hatirliyorum sadece. Bir de yemek bitip eve donecegimizi dusunurken de hep birlikte bircok merdiveni inip tas duvarli, los isikli, yine masalarin oldugu muhtemelen binanin mahzeni gibi bir yere indigimizi. Bundan sonrasini hic unutmuyorum zaten.
Bir sahne, sahnede birkac kisilik orkestra ! Hafiften hafiften caliyorlar. Masada surekli kadehler tokusturuluyor. Los isik, hafif muzik, yemek ve gec olan saat kacinilmaz uykuyu getiriyor, ne zaman gidecegiz ki diye dusunup uyuklarken masada bir kipirdanmalar, gulusmeler dikkatimi cekiyor, babami orkestranin yaninda iclerinden biriyle konusurken goruyorum. Merakim uykuyu kaciriyor. Sonra gulerek masaya gelip oturuyor. Ben olayi cocuk kafamda cozmeye calisirken, muzik hareketlenmeye basliyor. Babamin ayaga kalkip gomleginin kolllarini kivirisini seyrediyorum yine merakla. Muzik iyice hareketleniyor, tempo artiyor, bana da cok tanidik geliyor, ne ki derken babami sahnenin ortasinda goruyorum. Evet muzigi cikariyorum, Rus halk sarkisi Kazachok bu. Evde 45 lik plakda dinledigimiz sarkilardan biri. Babam kollarini gogsunun ustunde birlestirip hizli ayak hareketleriyle, arada diz cokup kalkarak masalarin arasindaki kucuk dans pistinde benim hayatimda gordugum en guzel gosteriyi yapiyor! Diger masalarda oturmus, ortamin agirligiyla agirlasmis insanlar tempo tutmaya, isliklar calmaya, kadeh tokusturmaya basliyorlar, babam daha da cosuyor, aslinda en cok o egleniyor. Dansi kendisine. Bitirdiginde bende uykudan eser yok, masaya dondugunde hayranlikla bakiyorum ona. Coskusu, nesesi yasadigi surece beni hep hayran birakti zaten.
Yugoslavya`da gecirdigimiz iki aylik tatile ait unutamadigim bircok aninin icinde en cok aklima gelen o gecedir.
Gecen Hafta, cuma gecesi restorandaydim. Hani daha once calistigim restoran. Artik bir iki gece gidebiliyorum, ama cuma aslinda gunum degil. Ozel bir gece diye. Yogun ilgi yuzunden her ay bir kere yapilan Istanbul Gecesi`nin ikincisi. Kanun, ney, ud esliginde soylenen canli muzikte yemeklerini yiyen Kanadali hepsi. Bazilari bu yaz tatile Turkiye`ye gidiyormus, artik sasirmiyorum, eskiden Turkiye`nin nerede oldugunu bilmezlerdi, simdi kulturunu ogrenmeye calisiyorlar, corbada tuzumuzun oldugunu bilmek iyi geliyor, bir tv programi icin restoranda cekilen, yemeklerimizi, kulturumuzu anlatan kisa film gectigimiz haftalarda defalarca yayinlaninca merak edeni artti, ne guzel. Gecen iki yaz zamani da Globe and Mail`de iki onemli yemek kose yazari (John Allemang ve Joanne Kates) yemeklerimiz hakkinda cok guzel seyler yazmislardi, bir akina da o donemler ugramistik. Neyse.
Iste cuma aksami canli muzik, yemekler, raki, sarap icmeler, kivrak kivrak salonda dort donen dansoz bile kanlarini hareketlendiremedi bu sefer. Diger gecelerde bir iki masada Turk, Ermeni, Yunan falan olur, muzigin coskusundan yemeyi, icmeyi birakip ortaya atarlardi kendilerini, hatta sonra Kanadali olanlari bile kolundan, pacasindan ceker, oynatirlardi bir guzel. Onlardan yoktu bu hafta ve ben de babamin kizi degilim, ortaya atlamalik hic durumum olmaz ne yazik ki. Haliyle bol coskulu muzikte sadece yiyip icen, tepkisiz oturan bir ahaliyle geceyi bitirdik. Ve ben yine babami ve o geceyi hatirladim.
*Fotograf: Stari Grad Kalesi, Dubovac
10 comments:
merhaba
bahsettigin bu lokantayı biliyorum sanıyorum. kardeşim bizi götürmüştü oraya. kardeşim uzun zaman sonra Toronto'dan Victoria'ya taşındı. bakalım artık ne zaman tekrar oralara gelebilirim ?
Cano cuğum nerelere kaybolmuştun merak ettim seni, özlettin kendini, e birazda hayırsız çıktın yani...
Bence yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza çok büyük iş düşüyor. Ülkemizi elinizden geldiği kadar iyi tanıtmaya çabaladığınızdan eminim ve bu yüzden kendi adıma ve ülkem adına teşekkür ediyorum.SEvgiyle kal benim hayırsız arkadaşım................Öptüm...
Mesafe gercekten cok uzak Gorkem, hele Victoria daha da uzak simdi sana. Benim kizkardesim de Vancouver`da ve bana ucakla 5 saat. Guya ayni ulkedeyiz, hale bak :(
Tekrar gelmeyi cok cok iste, o zaman her kosulda gelirsin :) Beklerim :)
Buralardayim Hande, yazdigim yazilarin coklugundan!!! anlamiyor musun halimi :) Bak aglanacak halime gulumsuyorum bir de :)
Babanin dansi tipki bir film karesi gibi geldi gozumun onune, eminim cok eglenmistir babacigin :)
Dans guzel sey bence, oyle coskulu, aska gelip dans etmek daha da guzel...
Ben bizim oralara uğramıyorsun hiç, anlamında yazmıştım Cano cuğum... :(
Ben Yugoslavya'lıyım :)
Yani annem ve babam orda doğmuş, hala gidip göremedim ben ne yazık ki! Çok istiyorum ama bir türlü olmadı henüz.
2 ay orada tatil yapmış olmanız ne güzel, gerçi artık Yugoslavya değil ya...
Üskübü de gördün mü? ben en çok bizimkiler orada doğduğu için Üskübü görmek istiyorum... Kaleyide merak ettim...
Baban yaşamdan keyif almayı çok iyi biliyor sanırım...
Selamlar
~mrl~
Yugoslavya cok guzel bir ulke mrl, ben ki cok yerini goremedim. Mutlaka gormeli, gezmelisin. Arabayla geze geze gitmistik biz o yaz. Bulgaristan`dan sonra Zagreb`e kadar olan yol boyu gordugumuz yerler bile cok guzeldi. Zagreb Ve Belgrad. O yillarda oyle bir sehirlesme cocuk beni bile etkilemisti. Tatilin cogu teyzemin halen yasadigi Karlovac`ta, ve yakinindaki ciftligimizin oldugu Popovic Brdo da gecti. Hic unutmuyorum.
Yugoslavya adi kalmadi ama onu isimlere bolmek icimden gelmiyor, ayni kendi ulkemi oyle dusunmek istemedigimden olsa gerek :(
Seni de bana kan cekti anlasilan :)
Merhaba cano,
Ne kadar özendim anlatamam o gittiğiniz yere. Bir de tabi babanın dansına. Benim annemle babam da çok güzel dansederlerdi. Balolara, yemeklere giderdik eskiden, beni de götürürlerdi zaman zaman. Ve öyle güzel dans ederlerdi ki... Ne yazık ki artık edemiyorlar. (fiziksel sıkıntılardan dolayı)
Yaşadığın bu şey çok hoşuma gitti. Eski günlerin kokusunu aldım. Eline sağlık.
marruu
Sevgili Miso, bende de annemin uzun elbiseli, saclar yapili, babamin iki dirhem bir cekirdek gezmelere gidislerine dair oyle cok ani var ki, bir o kadar da siyah beyaz fotograf...
Senin annen baban artik dans edemese de anilariyla mutlu oluyorlardir eminim, yaslanmak oyle bisey sanirim. Keske benim babam da yaslansaydi :(
Post a Comment