Tuesday, May 06, 2008

Ilk Madalya!...

Bizim cocuklugumuzda oyle suruyle kanal yoktu malum, var olan kanalda ne cikarsa seyrederdik. Olimpiyat mi var, artistik buz sampiyonasi mi, isimleri bilir, hatta sporcularla aramizda duygusal bag bile gelisirdi. Belki benim yas grubumdakilerin Nadia Comaneci`yi unutamayisi ondandir.

Seyretmek yetmezmis, ben cimnastik uzerine bu yasima kadar bilmedigim bir suru seyi su gectigimiz yilda ogrendim. Isin icine girince. Ben degil, biliyorsunuz bes yasindaki kizim.

Gecen Eylul`den beri haftada dort saat kizlarimizi calistiran Avustralyali Karinda gecen Cuma son defa antremana geldi. Bu ulkedeki calisma izni bittiginden devam edemeyecekmis. Bize haber verisi ancak iki hafta once olabildi. Ben haric anneler panik oldu. 'Bu kadar aydan sonra minik kizlarimiz yeni bir hocaya nasil uyum saglarlar, psikolojileri bozulabilir, hic olmazsa donem bitimi yani Haziran sonu ayrilsaydi, uzatilamiyor mu bu izin...' gibi konusmalar gecti, sonra birisinin yonetime e-mail yazmasina karar verildi, ozellikle yeni gelecek kocun erkek olmamasi konusundaki hassasiyet bildirilecekti, kizlar cok kucuktuler, bu kadar dokunmali bir sporda dokunusun mahiyetini anlayamayacak kadar kucuktuler.(Demek ki her toplumda bu tur endiseler var, ulkenin cok gelismisi farketmiyor!)

Ben sadece dinledim. Benim kizimin psikolojisi bozulmazdi kocu degisiyor diye, emindim. Oncelikle ben endiseli degildim. Yoksa endisemi bulastirabilirdim. Oysa O soyunma odasinda bir digerine "hani bazen okulun muduru degisir, yenisi gelir, oyle birsey iste' diyordu. Demek ki kuvvetli bir duygusal bag da kurulmamisti aralarinda. Sasirmadim. Soguk bir kizdi Karinda. Aylar boyu koca camlarin gerisinden seyrettigim calismalarda gulumsemesini sayili gordugum, az konusan, bes yasindaki civil civil cocuklari calistiriyor olmasina ragmen coskusu, nesesi pek olmayan bir kizdi. Isini cok ciddi yapiyordu, ama cocuklarin biraz da eglenerek ogrenmeye ihtiyaclari vardi, hepimiz gorebiliyorduk. Ama gelen gideni aratir miydi, endise o noktada baslamisti sanirim.

Yeni koc Fransiz Eloise ilk gunden yuzleri guldurdu. Ilk gunden cocuklarla kaynasti, surekli konustu onlarla, basardiklarinda memnuniyetini gosterip onlari heveslendirdi. Herkes mutlu simdi. Gecen hafta Karinda`yi cocuklardan kart ve ciceklerle yolladik. Rivayete gore bir diger cimnastik klubunde gelecek hafta Avustralyali bir kiz koc olarak basliyormus ise. Rastlanti mi bilmem.

Tanya ise annemin memleketlisi. Ulkesinde yedi sefer ritmik cimnastik sampiyonlugu varmis. Burada da bir ritmik cimnastik klubu acmis. On ve oniki yasinda kizlari da ritmik cimnastikci. Derslerden haberim gec oldu, bes ay gec. Persembe aksamlari bir saat, ustelik evime de uc dakika uzakta oldugunu ogrenince yazdiriverdim. Rengarenk kurdelalar, hulahuplar daha ilk gunden fethetti kalbini. Artistik cimnastigin sertligini renkli kurdelalar ve muzik yumusativerdi. Tanya cogunlukla bizim muziklerimize benzeyen, insani oturdugu yerde kipir kipir yapan kendi ulkesinin muziklerini caliyor ders boyu. Minicik kizlar kocaman salonda cimnastik hareketleriyle dansi karistirarak dort donuyorlar. Cok egleniyorlar cok. Hulahup cevirmeyi coktan iyi becerirken, ip atlamanin her versiyonunu orada ogreniyor kizim. Ritmik gunu geldiginde onun sevinc cigliklarini duymak sasirtmiyor beni artik.


Tanya`nin klubu gecen pazar gunu cesitli kluplerin ritmik cimnastikcileri icin bir sampiyona duzenledi. Her seviye grubu icin ayri degerlendirmelerin yapildigi yarisma gozlere ve kulaklara bir ziyafet oldu. Parlak renkli, isiltili kostumleriyle, degisik degisik topuzlanmis saclari, neyse ki genc yuzlerinin pariltisini golgelememis makyajlariyla her yastan kizlarin kurdelalarla, toplarla, hulahuplarla yaptiklari gosteriler bana yine cocuklugumda seyrettigim olimpiyat gosterilerini hatirlatti. Ben bu tur gosterileri bu kadar yakindan seyredebilecegimi aklimdan bile geciremezdim o zamanlar. Bizim minikler de siyah mayolarinin uzerine giydikleri eflatun tul etekleriyle yine muzigi iyi secilmis bir dans gosterisiyle katildilar yarismaya. Ve gruplarinda birinci oldular, kizimin ilk madalyasi takildi kursude. Gece yastik altina kondu, ertesi gun okula onunla gidildi.



Yarismayla ilgili gazetede cikan haberde Tanya ritmik cimnastigin daha cok Avrupa`dan gelen gocmenlerin, cocuklari icin tercihi oldugunu soylemis. Seyretmeye gittigimde cevremde konusulan dillere bakilirsa gercekten oyle. Ayni sekilde artistik cimnastikte de cokca Avrupa ulkeleri cocuklarini gormek mumkun. Kanada daha cimnastige cok isinmis degil sanki.Karinda `nin gidecegi krizi donemi bas koc velilerle gorusme sirasi acmisti konuyu. Kanada, cimnastikcilere universite bursu vermiyormus. Bu yuzden klubun yirmibir sporcusu Amerika universitelerinden burs kazanip gitmis.

Onumuzdeki hafta yine secmeler var. Cocuklar oyle bir kere secildikleriyle kalmiyorlar. Belirli bir yasa kadar her sene secmelere katilmak zorundalarmis programa devam edebilmek icin. Lara da 14 Mayis`ta yine secilirse seneye haftada alti saat calisacak. Sonra on saat, sonra yirmi. Dorduncu siniftan itibaren yetenekli sporcular icin bir okula gidiyormus klubun cimnastikcileri. Okul yarim gun olup, ogle saati otobus alip salona getiriyormus calissinlar diye. Ama o okul sadece ingilizce egitim veren bir okul. Halbuki Lara seneye Ingilizce-Fransizca egitim veren okula basliyor, dorduncu sinifta degistiremez. Sonra egitimi ne yonde etkilenir bilemiyorum. Sorular cirit atiyor kafamda. Halbuki fol yok, yumurta yok. Fol var da... Iste dusunmeye baslayincaoyle, minik kizimi simdiden buyuk bir yük altina sokmus gibi hissediyorum. Bakalim. Hersey olacagina variyor zaten. Dusunup durmak da yük.

10 comments:

zerrin said...

kimbilir nasil bir gelecek bekliyor tatli guzel larai..arkasinda super anne var umarim bundan sonra karsisinada hep iyi insanlar cikar..
hoca konusunda hassas davranmalari cok guzel olmus,istanbulda gerikafali karsilanirken burda rahat hareket edebilmek guzel..ben kizimi severken bile hafiften hirpalamayi kacanlari uyariyorum,varsin ne kiymetli kizin var desinler,yeterki onun istemedigi sekilde dokunulmasin

elektra said...

tebrik ederim minik jimnastikçiyi:)

aynı senin gibi tek kanallı tv günlerimizin en eğlenceli seyirlikleriydi spor müsabakaları. ne kötü, şimdi spor demek sadece futbol demek bu ülkede. ha bir ara naim ve halil sayesinde halter olmuştu, bir ara da süreyya ayhan hüsranına kadar atletizm. ama çokça futbol artık:(((

eğitimini etkinliklerine göre ayarlamak lüksüne sahipsin en azından. bizde bazı özel okullar hariç spor ya da hobi etkinliklerini ayarlamak tamamen ebeveynlerin sorumluluğunda ve çok yıpratıcı...

devam edebilsin dilerim. madalyalarına madalya katsın:)

Cafe Nino said...

Harika,tebrik ederim.Disipline inanırım özelliklede sporda,ama insalcıl yaklaşmak o disiplini yumusatmazki aksine burada olduğu gibi daha çok sevdirip,şevklendirir.Neyse sonucun iyi olmasına çok sevindim.Buarada Laranın kendi secimi olucak bu sen istedigin kadar ona yön vermeye calis eger sevmezse zaten bırakır.ama sevecegi bir işse zaten istesende sen yön veremezsin.Ayrıca Fransızca meselesi bence Canada da çok kolay çözülecek birsey:))

Meltem said...

Kutlarım minik Lara'yı:) eminim başarılarının devamı gelecektir. Hiç bunları sorun etme şimdiden zamanı gelince her şey öyle güzel yoluna giriveriyor ki, bizler endişelendiklerimizle kalıyoruz. Ben de geçen yıl çok endişeliydim. Biliyorsun bizde OKS diye bir öcü var. Oğlum basketbolu da bırakmadı, üstelik derslerden izin alıp maçlara gitmek zorunda kaldı kaç kez. Müdür yardımcısı artık babası ile bana fırça atmaya başlamıştı. Ama sonuçta OKS den de çok iyi sonuç aldı. Onlar bir şekilde hallediyorlar merak etme. Sen de benim gibi soğukkanlısın demek. Hoca değişimi (erkek olma olasılığı dışında tabi) beni de pek endişelendirmezdi doğrusu. Bir şekilde hissetmişsindir bu değişimin daha iyi olacağını. İnşallah bundan sonra da her şey çok daha iyi gider.

Lapis lazuli said...

Tebrikler icin tesekkur ederiz. Iste boyle uc cocuklu bir kadinin gunu de kafasi da ancak onlarin meseleleriyle bogustugundan baska yazi konusu cikmiyor :)

Zerrin`cigim, erkek hoca konusu acikcasi beni cok rahatsiz etmedi. O yuzden erkek hoca konusundaki endiseleri beni biraz sasirtmadi desem yalan olur. Oncelikle oyle goz onu bir durum ki. Hepimiz antreman boyu pur dikkat seyrediyoruz zaten. Salon insan dolu. Sonra cocuklara burada kucukten itibaren hem okulda, hem ailede( en azindan bizimkinde, eminim baskalarinda da) farkli dokunmalari hissettiklerinde ne yapmalari gerektigi ogretiliyor. Sonra Lara`nin yuzme ogretmeni de erkek. Ama bazi cocuklar erkekse erkek ogretmenle, kizsa kendi gibisiyle daha rahat ediyor, unuttum yazmayi, diger veliler bunu da dile getirmislerdi.Bizde yine konu degil. Hic farkli cinsiyetten ogretmen problem cikarmadi bugune kadar.

Elektra`cigim, burasiyla Turkiye`yi ogretim yasami konusunda karsilastirmaya baslarsam yaz yaz bitmez. Olumlusu, olumsuzuyla... Ama soylemeliyim ki bu ulkede her cesit spor cocuklarin hayatinda mutlaka olmali, devlet de, belediyeler de, okullar da hep bu yonde ugrasiyor. Dedigin gibi spora devamda mutlaka kolaylastirmalar bulacagiz.

Evet Nino`m, sevdi mi yapamayacaklari sey yok. Sen Fransizca biliyorsun da kolay geliyor sana! Neyse digerleri basardi, Lara da yapar saniyorum.

Meltem`cigim OKS nedir bilmiyorum ama oglunun basarmasina sasirmadim. Aferin ona, en guzel cevabi vermis mudur yardimcisina! Spor onlarin beynini dinc tutuyor eminim, sonra birkac seyi ayni anda yurutmek cocuklara birseyler katiyor tam izah edemem simdi, kapasiteleri mi artiyor desem... Mudur yardimcisina ne oluyormus diyecegim ama daha bu sabah Cansu da Ingilizce ogretmeninin bu kadar yogun yuzmeye gitmesine laf ettigini anlatti, sadece bir kac defa odevi eksik kaldigindan! Yoksa okul durumu gayet iyi, ne istiyor anlamadim. Bu kadar kolay vazgecilmemeli bence.

Madalyalar isin keyfi hepimiz icin, ben yasam boyu spor yapma aliskanligini profesyonelce edinsinler diye debeleniyorum acikcasi. Hem kariyer, hem spor yapabilen nice insan var. Onlardan olabilsinler istiyorum. Anneler oyle herseyi isterler iste!;-)

Elif said...

Gittigi yere kadar, oldugu kadar, becerebildigimiz kadar deyip, kosmaya devam!!!!! Ipi en onde gogusleyeceginizden eminim. :o) Guzel ve yetenekli kizinin alnindan, guzel ve akilli annesinin yanaklarindan operim. :o)

www.elifsavas.com/blog

Dikkat!! Biyo Var ! said...

Lara'yı çok tebrik ediyorum Lapis.

Kendine haksızlık ettiğini düşünüyorum çünkü her ne kadar bizim kararlarımızı uyguluyor gibi görünselerde aslında çocuklarımız kendi kararlarını sadece kendileri veriyorlar.Bizlere de sanki biz yönlendirmişiz gibi olayı sunuyorlar."onay mercii"yiz bir nevi.

Yani bunu bilinçli olarak yapmıyorlar elbette ama sonuç hep bu oluyor.İstemedikleri hiçbir şeyi zorla yaptıramadım mesela benimkilere.Ya sen:)

Hem böylece fransızca da öğrenir ,fena mı:)

TuzuKuruBiyo

elektra said...

anneler günün kutlu olsun lapis lazuli:)

Lapis lazuli said...

Elif`cigim, guzel sozlerine tesekkurler! Dedigin gibi maddi, manevi gittigi yere kadar olacak gibi zaten. Ipi hedef alsinlar, ugrassin keratalar ;-)

Dogru Biyo`cugum, istemediklerini yaptirabilene askolsun. NelerI denedik, sevmediler mi inatlarini kirmak ne mumkun. O yuzden bir seyde rutini tutturduk mu cok seviniyorum.

Tesekkurler Elektra`cigim, senin de her gunun anneler gunu coskusunda gecsin!

Açalya said...

Ne kadar gurur duysan azdir! tebrik ederim!